Yeni Bir Dünya için Yeni Bir Dil!
Yeni bir dünya için yeni bir dil! 

Bir dünya tasvir edin şimdi; bu dünya sadece sizin alışık olduğunuz çevreden, meselelerden ibaret değil. Sizinle aynı görüşe, dile, ırka, coğrafyaya, ihtisasa, meşguliyete, idrak ve eyleme sahip değil. Kimi bu dünya ile ilk kez hemhal oluyor kimisi tecrübeli kimisi rütbeli. Peki tüm bu farklılıklar arasındaki bağ nasıl kurulacak? Pekala dil ile: Yeni bir dünyada yeni bir dil ile!

Sadece insanlar konuşmaz, yalnız kuşlar şakımaz bu dünyada. Bir dönem mimarisi dile gelir ve yüzyılların tecrübesini üslûbu ile anlatır. Bir ressam renkleri konuşturur, bir arkeolog taşları. Derdi olan dile gelmez sadece, derman verenin de şifa vesilesi dildir. Bir şair kelime kelime işler şiirini, bir zanaatkar ilmek ilmek dokur halısını. Halı dile gelir de motif motif anlatır derdini renklerle, şekillerle. Bu yeni dünyada yeni bir dil var; bu senin dilin. Dil yalnızca konuşmaz yalnızca anlatmaz. Dil önce inşa eder sonra ihya eder benlik denen kılıfı… Dil; bir mimarinin dokusu, bir yemeğin kokusu, bir kuşun sesi… Dil; gün batımının altın ışıkları, koyu gecenin yol gösteren yaldızları… Kainat zerreler üzerine kurulu, zerreler üzerine nakış nakış işli iken bu yeni dünyanın halini arz etmek her ademoğlunun kendi dil tasviri ile mümkün olacaktır. Yeni dünyada dil ya yeniden tasvir edilecek ya da binbir tecrübenin içinden ahengi ve rengi ile yeniden temsil edilecektir. Bizler hayatımızın her anında, her saatinde, her gününde, her haftasında… 

Bir başka deyişle; her yeni nefes ve adımımızda yeni bir ufuk, yeni bir gaye, yeni bir benlik, yeni bir söylem, yeni bir eylem için harekete geçiyor ve yeni bir dünya şablonu oluşturuyoruz kendimize.  Bu yeni dünyayı sana, bana, bize ve diğer yeni ‘dünyalara’ aksettirmek için bir ayna olarak dili yeniden tasvir etmektir, gayemiz.
X